skip to Main Content

Kimseye Hayır Diyemiyorum, Nasıl Hayır Diyeceğim

KİMSEYE HAYIR DİYEMİYORUM. NASIL HAYIR DERİM?

Uzman Psikolog, Havva Betül ÖZOĞUL hocamızın yeni yazısı.

Bu yazımızın konusu nasıl hayır diyememek. Nasıl hayır diyeceğini bilememek. Bu ifadeleri serzeniş biçiminde günümüzde bir çok insan kullanıyor. Etrafa soruyor ama cevap alamıyorsa durmak ve düşünmek gerekir. Evet neden hayır diyemiyoruz? 

Aslında hayır demeyerek istemediğiniz şeyleri yapmış oluyorsunuz. Burada insanları kırmamak için kendimizi kırıyoruz. Hayatınımızın merkezine ben ne derim?

ben ne istiyorum? 

bu durum gerçekleşirse bana ne olur? 

Bunun sonucunda ben nasıl etkilenirim? gibi düşünceler yerini 

başkası ne der? 

karşımda ki ne istiyor? 

o kişiye ne olur dediğini gerçekleştirmezsem? yada bunun sonucunda o nasıl etkilenir diye düşünüyoruz.

Aslında yapılan yanlış davranış ilk olarak yanlış düşünce tarzı ile başlıyor. Burada şunu ortaya çıkarmak çok önemli bizim hayır diyememe durumumuz öğrenilmiş mi yani ailede de bu durum hep oluyordu gözlemlerimiz sonucunda farkında olmadan geliştirdiğimiz bir öğrenme mi. Başka bir noktadan ele alacak olursak ilişkiler sonucunda deneme yanılma yönüyle yalnızlığa itilerek, arkadaş diye nitelendirdiğimiz kesimin yakınlığını kaybederek kendimizce geliştirdiğimiz bir savunma mekanizması mı?

Aslında insanlar hayır demeyip karşı tarafında etkisiyle alacakları haz duygusunun peşine düşüyorlar. Oysa ki kaçırdıkları önemli bir nokta var oda hayır demeyip nerede durulması gerektiğini belirlemeden kendilerinden verdikleri taviz. Kendi değer yargılarımız, bakış açımız, sınırlarımız, duygularımız, isteklerimiz tüm bunları kendi ellerimiz ile bombalamış oluyoruz. 

Başkalarını mutlu etme yolunda kendimizi uçuruma atmış bulunuyoruz. Oysa ki bu hayat bizim. Trafikte ki gibi geçiş üstünlüğü de bize ait olmalı. Hiçbir yaşam bu kadar verici olmayı kabul etmez etmemelide. 

Diğer(uğruna taviz verilen/hayır denilemeyen) cepheden baktığımız da onun gözünde ben ne dersem yapacak, nereye gel dersem gelecek, ne ver dersem verecek gözüyle bakılıyor olmak hoş olmasa gerek. Sizin kendinizce yaptığınız davranışlar, kendinizden verdiğiniz ödünler, karşı tarafa fedakarlık olarak değil aksine normaliniz yapmanız gereken şeyler mesajı olarak gidiyor. Çünkü ona göre siz o kadar çok verici oldunuz ki, vermeye o kadar çok alıştınız ki, akabinde karşı taraf ta almaya bir o kadar alıştı öyleyse bu normale binmiş demektir.

Oysa ki sizde bir bireysiniz. Sizin de kendinizce bir duruşunuz, sınırlarınız, hassas noktalarınız var . Eğer ki bu yazıyı okuyup da hakkaten var mı? varsa neler?diye kendinize soruyorsanız ve cevabı da bulamıyorsanız destek almanın zamanı gelmiştir. 

Zaman akıp gidiyor, fırsatların bir yenisi bir daha gelmeyecek, her gün farklı deneyimlere gebe sorumluluklarımız gittikçe artıyor. Çalışma hayatı, ev ortamı, çocuklar, aileler derken kendimizi ne de çok arka plana atmışız. Tüm bunları kaçırmamak için zamanı geri almak mümkün değil ama bugüne geleceğe dokunmak mümkün. Her geçen zamanda kendimizden daha fazla değerlerin duyguların gitmesini istemiyorsanız vakti geldi demektir. Öncelikli olarak şimdiye kadar istemeden içinde bulunduğunuz duruma ilk ‘HAYIR’  ı deyin sonra yeni bir siz olma yoluna sürece girmeye evet deyip randevu alın.

 

Uzman Psikolog Havva Betül ÖZOĞUL

Rendevu İçin: 0322 458 0 458 ve 0544 204 61 82

 

 

Kurumumuzda 13 Aile Danışmanı/Psikolog/Psikolojik Danışman Çalışmaktadır.

Hemen Randevu Al

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top